Arka planda
#59
İkimizde de sonbaharın belirsiz soğukluğu, sözlerimizde gidilen yolların zorlu yaşamları. Ellerimizden sadece belli saatlerde değişken konumlarda bulunmak geliyorken, günün tadı hangi saniyesinde sönüp gidiyor, göremiyoruz. O sıcaklığını unutup gözlerimizin, kışın ıssız sokaklarını hatırlıyoruz; yaklaşan kurguya inanmak için. Düşünce kar taneleri yavaş yavaş gökyüzünden, sanıyoruz bir elin uzanışının yakın olduğunu. Gerçekten üşüyoruz belki de yine yoksunluğunu görünce şehri kaplayan bembeyaz rengin. O zaman, yığınların biriktiği bir köşede durup, düşünmeden ayakta durmanın anlamını; bırakmak istersin kendini önce dizlerinin sonra hatıralarının üstüne.
Gözlerini sımsıkı kapatsan da ân'ın içinde; açarsın.
Gözlerini sımsıkı kapatsan da ân'ın içinde; açarsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder